Çarşamba, Ocak 09, 2008

çok ara vermişim be...

Şu masanın başına oturmak bana nedense ender oluyor. Oğlumun ve eşimin sayesinde yanına bile yaklaşamaz oldum.
Ne zaman iki satır karalayayım desem eşim benim on dakkalık işim var oturdumu kalkmak bilmiyor..
ya da oğlum hemen gelip napıyon sen buda hadi gel inşat (inşaat yani mütahitmi olacak ne işimiz gücümüz kamyonlar kepçeler kürekler )yapcaz diyor mümkün değil yani ondan şurda iki kelam laf etmek.
Hazır eşim evde yokken, oğlum da uyukern biraz ütüm vardı onları yaptım sonra da işte burdayım.
Bir facia hafta sonu yaşadım.
Cumartesi günü kahvaltıya teyzemiz gelmişti daha sonra dayımız halamız dedemiz geldi ayıptır söylemesi balık yaptık bol salata ile birde kalabalık ta hııımmmm yeme de yanında yat oldu yani.

tabii pazar sabahı kalktığımda her yerde balık kokusu vardı. bende mutfağı temizlemeye karar verdim ama keşke vermeseydim.Bulaşık makinemin daha önce den yerini değiştirmiştim fakat fazla rahat edememiştim. Hazır ortalık kalkmışken onu da eski yerine alayım dedim. Dolapları da boşalttım yıkanması için makineyi çalıştırdım içeriye gittim sonra çöpe bişey atacaktım aaaaa bide ne göreyim benim makine su boşaltıyor her yer su halılar slandı hayda hemen babamı aradım sağolsun hemen geldi. (eşimin elinde gelmez böyle şeyler)Su giriş borusundan su kaçırıyormuş arkadaş neyse hemen kapadık pazartesi yeni bir boru almış geldi değiştirdiler de şimdi gönül rahatlığı ile kullanıyorum.
Bu arada geçenlerde doğum günümdü ömrümden koskaca 1 yıl daha gitti yaşlandım. ama yaşımın güzelliklerini en güzel şekilde yaşamaya çalışıyorum.
hediyelerimi de buraya yapıştıracaktım ama fotograf makinesini bağlantı kablosunu nedense bir türlü bulamadım kimilir nereye kaldırdım işime yaramadığı zaman çıkar piyasaya.

İşten çıktım büyük bir hevesle evime gidiyorum diye aman o da ne kardeşim bu ne trafik böyle ya herkes sanki aynı saatte sokakta. bir eve kaç araba düşüyor bilmiyorum yani şu istanbul da. Hadi işten gelenlere lafım yok ama gezmekten çaydan alışverişten gelen ev hanımı ablalarım teyzelerim neden iş çıkış saatinde evlerinde oturmazlar sanki 20 dakikalık yolu nerdeyse bir saatte geldik ya bize de yazık değil mi yani sabahın köründe yollara düş çalış çabala tırmala birde yol da trafik rezaleti çek sonra gel evde çalış oh ne ala memleket...

yaa anlatacak ne kadar çok şey varmış ya da benim konuşmaya ihtiyacım varmış hangisi bak bilemedim ben şimdi.

offf bu hafta cuma günü şirketin geleneksel yeeği var. bayii toplantısı yemeğiymiş büyük bir ihtimal geç gelinecek, bir de cumartesi günü oğluşun aşısı var nasıl geçecek bilmem. öyle bir gecenin böyle bir sabahı haydi buyur burdan yak şimdi.
Şimdi doktorun odasına girince basacak çığlığı 3 kişi zor zaptediyoruz ya olmaz böyle şey yani. büyüdükçe uslanır dediler yaramazlıkları daha da artıyor ama oğluşun ya
Allahım ona sağlık sıhhat versin kendisine zarar verecek derece de yaramazlık yapmasın buna da razıyım ama bazen de şikayet ediyorum işte sonra da kendime kızıyorum neden öyle diyorum diye. Sanki bende yapmadım mı gerçi ben bebekken çok usluymuşum sürekli uyurmuşum bikeresinde yine uyuyakalmışım annem aramış bulamamış daha birbuçuk yaşımdaymışım. Sonra arada zaman geçmiş beni bayağı bir aramışlar tabii onlar onra birinin aklına gelmiş yatağa bakmak ben orda uyuyorum nasıl bir uyku ki kimbilir nasıl telaş yaptılar bağırmalar seslenmeler yok ben tıkk
ama benim oğlan dışarıda ki çöp kombisinin kapağı kapandığı zaman hemen gözünü açıyordu. şimdi hemen duyar uyanır ;anne noldu kim vurdu korktum ben döv onu der
bende ; yok oğlum bişey dışardan ses geldi derim yarım kalan uykusuna devam eder

Bu arada bizim işyerindeki bilgisayarımda sanırım virüs girdi. bir sayfayı açya kalkınca irsürü sayfalar açılıyor.Akşamları da bakamıyorum zaten şimdi birde gündüzleri bakamayayım tam olsun. ben artık saati kurar gece yarısından sonra kalkar bakarım.

geçen gün bir blogcu arkadaşın sitesinde küçükyalı çocuk esirgeme kurumun ihtiyaç listesi ile ilgili bir yazı okudum ama ona bir türlü yazı yazmadım.
bana da böyle bir maiil bir ay önce gelmişti hemen işyerinde bir yardım kampayası oluşturalım dedik sonra kurumu aradık ama ordaki yetkili bize bu maiilin 5 yıl önce yayınlandığı ve şu anda öyle bir yardıma ihtiyaçlarının olmadığının bu maiilin sistem tarafında dönem dönem tekrar gönderildi ben bizim gibi onları arayarak durumları hakkında bilgi istediklerini anlattı.


Yani KÜÇÜKYALI ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNUN İHTİYAÇ LİSTESİNDE BELİRTİLERE İHTİYACI OLMADIĞI BURDAN DUYURMAK İSTEDİM.

Size de böyle bir mail gelirse bilginiz olsun.

arkadaşlar kendime vitrin takımı için örnek arıyorum elinde değişik örnek olan varsa haber versin. bakınıyorum ama hala bulamadım.
bir ara kendi örneklerimi yayınlayacağım pek yakında burda olacaklar.. (Kabloyu bulabilirsem tabii :(

11 yorum:

BETÜL dedi ki...

Merhabalar

Ne güzel bir blog burası, ziyaretiniz ve nazik yorumunuz için teşekkür ediyorum.

Pc başına oturamama konusunda hepimiz dertliyiz sanırım, gerçekten ne zaman pc de işimiz olsa, ya eşimizinde işi vardır, ya da çocuklar bir şey isterler. Ben söyleyeyim kıskanıyorlar bloğumuzu, her birimizin eşi aynı :))
Bulaşık makinesi için çok geçmiş olsun, benim de, şubatta 3 yaşını dolduracak oğlum var, biz ona ilaç içirirken bile, 3 kişi zaptetmek zorunda kalıyoruz, çok alem bu çocuklar....

Sevgilerimi bırakıyorum, görüşmek dileği ile.....

www.edasuner.com dedi ki...

Canım bana da mail gelmişti esirgemeden iyiki belirttim pc başı konusunda da haklısın valla neyse geçde olsa yazdın ya biz severek takipteyiz canım

neseli saatler dedi ki...

Merhaba hoşgeldin Betül,
Bir tek benim var sanıyordum pc başına oturma konusunda demekki hepimizin ortak sorunuymuş bu..
Zaten eşim hep der ierde otuma sen burda oraya buraya mesaj yaz diye kıskanç şey nolcekk... sende oku sen de ya dimi..
Nezaketin ve ziyaretin için bende sana teşekkür ederim.Beğendiğine gerçekten sevindim ama bazı eksiklerim var mesela hala yazı içinde link vermesini beceremiyorum ama onu da hallederim herhalde yakında.
benim oğluşta bu ayın 13 ünde tam 30 aylık olacak.. gerçekten bizi parmaklarının ucunda oynatıyorlar...

neseli saatler dedi ki...

Edacığım hoşgeldin canım. Biraz geç güncellemeler yapıyorum ama inş. ilerlleyen zamanlarda arayı bu kadar açmam. aksilikler üstüste geliyor işte..Bende senin sayfayı okurken çok keyif alıyorum..

BETÜL dedi ki...

canım link şu şekilde veriliyor
gönderini yazdığın sayfanın üst kısmındaki panelde yazı renginin yanında, yeşil minik bir yuvarlak var, üzerine fareyi getirdiğin zaman "bağla" yazıyor.

şimdi, önce link vermek istediğin sayfayı ayrı bir sekmede açık tut, kendi gönderi sayfana adresi yaz, yazdığın adresi seç, mavi olıyor zaten, sonra açık bıraktığın sekmede ki sayfanın adres çubuğundaki adresi seçip kopyala de
ve son olarak, yukarıda bahsettiğim yeşil minik yuvarlağa tıkla, açılan minik pencereye sağ tıklayıp, yapıştır de bu kadar, anlamadığıj bir şey olursa yaz cnm tekrar açıklarım :)
linkleim arasına ekliyorum seni, ayy kusura bakma hep yanlış yunluş, imlasız yazdım acelem var sevgiler cnm...

BETÜL dedi ki...

Neşecim sobeledim seni, ne fenayım değil mi, daha tanışır tanışmaz :)) hadi öptüm cnm....

Muhabbet Çiçeği dedi ki...

Canımcım, hoşgeldin. Özlemiştik seni. Çok özletme kendini. Gerçi fırsat bulumamakta haklısın. İlerde kimbilir bende öyle olurum belki. Şimdi bekrarım diye:) rahatım sanırım. Bu arada geçmiş doğumgünün kutlu olsun canım. Öptüm

neseli saatler dedi ki...

Betül: Mesajını aldım en kısa zamanda sobene cevap vereceğim.

Muhabbet çiçeği : hoşbulduk ama malum işler çok fazla uğrayamıyorum ama sizlere hergün bakıyorum.Çok teşekkür ederim.

nesibe dedi ki...

neşecim seni özledim.Uzun zamandır görüşemedik.Bu arada haftasonu hiç boş kalamadığını görüyorum.Siteni güncellememişsin.Öpüyorum seni ve Eren'i...

neseli saatler dedi ki...

Nesibe : Canım bende seni çok özledim gerçekten görüşemiyoruz. sitemi zaman buldukça güncellemeye çalışıyorum işte elimden geldiğince.

Bende sizleri kocaman öpüyorum herkese selam..

neseileberaber dedi ki...

Betülcüm verdiğin bilgi için teşekkür ederim. Sanırım bu işi başarabildim artık link verebiliyommm yuppi bu arada sobene cevap verdim kendimce işte
öptüm