hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayattan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Aralık 26, 2008

Yeniden merhaba

Merhaba arkadaşlar...
Çok uzun zaman oldu buraya birşeyler yazmayalı. Belli olmayan bir neden de dolayı ara vermek bir süre herşeyden uzaklaşmak istedim. Geri dönmeyi düşündüğüm zamanlarda bloglar mahkeme kararı ile kapatıldığını görünce hepten soğudum. Sizleri hep takip ettim ama.yorum bırakamadım hepinizden özür dilerim.

Ayrıca çiceğimden özür dilemek istiyorum sobesini bile cevaplayamamışım.
Dönem dönem hayatımda inişler ve çıkışlar yaşıyorum. Bu seferki inişim oldukça uzun sürdü. Bir rüzgara kapıldım ordan oraya savurdum nerdeyse. Bir nevi iç dünyamla da savaşdım diyebiliriz.

Hayatımda bazı değişiklik yapmam gerektiğini düşündüm, planlar yaptım ve uygulamaya başladım. Afdan yararlanarak öğrenciliğe yeniden başladım (Okumanın yaşı yok dimi (*_*)

iş yerimde var olan süre gelen sorunları maalesef henüz halledebilmiş değilim. İnşallah 2009 hepimize uğurlu gelir de herşey istediğimiz gibi olur.

Yok olduğum dönem de kayde değer çok bişey yapmadım. İş ve ev arasında gidip geldim.
Yani ağustosdan beri hep aynı ben diyebilir. Çok şükür sağlığım yerimde arada gribe yakalansam da iyiyim.

koskoca bir yılı daha geride bırakıyoruz. hepimize sağlık, mutluluk ve başarı getirisin diliyorum. Ayrıca doğum günüm de yaklaştığı için biraz burukluğumda var tabii. her yaşın ayrı bir güzelli var ama ne biliyim 20 li yaşlar daha mı iyiydi ne :)

Aralık son günlerinde kendini göstermeye başladı. Bu gün çok olmamak la beraber kar'ı görmek güzeldi. Biraz daha yağsa da kartopu oynanıp kardan adap yapsak keşke. Oğlum merakla ve sabırla bekliyor. Kardan adam yapacağı günü.

Pazar günü işyerinden bir arkadaşımızın düğünü var. Burdan kendisini bir kez daha tebrik etmek ve mutluluklar dilemek istiyorum. (erkek tarafıyız oynayacağız inş.Alacaz çatır çatır kızı :D) Darısı tüm bekarların başına (AMİN)

Şu anda izlediğim tek dizi atv deki cennetin çocukları birde gülmek için ve yöresel yemekleri öğrenmek adına yemekteyiz programını seyrediyorum oda yemeğin hazırlanma saatine denk geldiği için. Yalnız baktım kendimi eleştirmeye başladım. yok yemek tuzlu olmuş tuzsuz olmuş, sofra da eksik aramaya başladım. Acaba bütün bayanlar benim gibi oldu mu diye de düşünüyorum.

Yalnız bir fincan çayım ve bana eşlik eden siğaram la keyifli keyifli yazmaya çalışken arkada açık olan pencereden esen rüzgar beni kendime getiriyor. Lahana gibi üst üste giyinmiş olamama rağmen hala üşüyor olmam benim salaklığımın bir göstergesidir. İçme şu zıkkımı işte ne var yani ama olmaz. Ben bu gece hasta olmazsam bir daha hiç olmam. beni kimse tutamaz.

Neyse ben artık ufaktan ufaktan kaçayım bite çayımı tazeleyeyim. Ziyaretlerimi yaparak selam bırakayım.

Kalın sağlıcakla ...

Perşembe, Ağustos 21, 2008

Artık İstanbul'dayım

Herkese merhaba, geldik.
17.08.2008 tarihi itibari ile saat 21:45 suların da Harem'e ayak bastık. Çok uzun ve sıkıntılı bir yolculuk yaşadık oğlumla beraber.... Dönüşüm normal şartlar da benim plandığım tarih itibari ile aslında 21 ağustos ya da 22 ağustos olacaktı ama oğlumun evimize gidelim artık, ben eve gitmek istiyorum cümleleri beni pazar günü bilet almaya zorladı ve ani bir kararla ogün döndük. İyi de oldu aslında ancak bu gün çamaşır ve ütü ve yerleştirme işlerini bitirdim.
Önümüzdeki 3 gün de bana dinlenme için kaldı.. Pazartesi Full enerji ile başlarım artık işe. çok zor gelecek ama napalım mecburi hizmet :D
baba oğul hasret giderdikleri için bende geldiğim de çok rahat ettim. işlerimi çok rahat yaptım şu anda da beraber bez bebeği seyrediyorlar bende burdayım işte..

resim maalesef yok ya çok fazla yer gezemedim. deniz memleketine gitmeme rağmem değil denize gitmek parmağımı bile sokamadım. Beyaz peynir gibi dolaşıyorum ortalıklar da hala..
Bronloştırıcı krem alıp süreyim de biraz rengim değişsin bari diyorum eşime olsun senin ayrıcalığın olsun herkes çikolata gibi sende peynir olarak dolaş diye dalga geçiyor benle..

teyzemle sabah kahvaltılarına çok alışmıştım geldiğimden beri doğru düzgün kahvaltı edemedim. İnsan tek başına bişey yemek istemiyor.. Nesibeciğim teyzeme söyle eren sürekli teyze anne ile dedesini sayıklayıp duruyor bide parkla çay ocağını tabii..haa birde havai fişekleri bekliyor akşamları düğün ne zaman başlayacak diye soruyor :D
Teyzemlerin orda hergün düğün oluyor gelin damat sahneye çıkınca havai fişek atıyorlarmış oğlum da sesinden çok korkuyor (erkek olacak bide ama herşey de çok korkuyor maalesef) havai fişekler atılmaya başlayınca nereye kaçağını şaşırıyordu. Eeee memleketimin insanı zengin, şaşalı şeyleri seviyor insancıklar..
Kızlar tatilde balkonda oturup çekirdek çıtlatıp geleni geçeni seyrettim. akşamları havai fişek gösterisi seyretip boş vaktimi çocuk parkında kaydırak etrafında oğluşumu tehlikeden korumaya çalıştım. İşte benim tatilim. Ne havuz ne kumsal ne de şemsiye varr :( çekirdek, balkon ve çocuk parkından ibaret oldu bu sene napalım bu sene de böyle olsun artık. Seneye Allah kerim dimi ama.
Bu gün fatura yatırmak için kadıköye gittim aman Allhım bu ne sıcak resmen saunaya girmiş gibi oldum. Neyse ben faturaları ablam da ödemelerini yaptı. napalım diye düşünürken kendimizi birden kozyatağın daki perşembe pazarın da bulduk. orayı da bi alt üst ettik ben 3,5 YTL'ye bir tşört aldım o da 2 tane şort aldı 2 simit aldık eve pestilimiz çıkmış şekilde döndük. birde ordan eve kadar yürüdük bu sıcakta zorumuz neydi bilmiyorum ama yaptık işte böyle bir salaklık..
bir de güzel karnımızı doyurduk menü de erişte makarnası ve yoğurttan ibaret idi ..
Yani bu gün alakasız şeyler yapmak benim için bir görev haline geldi herhalde.
Hee bu arada kocacığıma süpriz yapıp TV aldım. niyetim recevıer almaktı ama ben LCD ekran TV alıp gelip Allahtan adam da kalp falan yok gayet normal karşıladı öderiz napalım almışsın bir kere dedi ama ben ona söyleyene kadar göbeğim çatladı tabii.
İşte böyle sıcakta yazmak sanki ızdırap geliyor sanırım böyle giderse bilgisayarı da taşınır bilgisayar yapıp onu da yenileyeceğim adamceğiz sonra beni ne haline getirir tabii bilemiyorumm. :D
İşte böyle kızlar emin olun bende sizi çok özlüyorum en kısa zaman da ziyaretinize geleceğim.

Fotograf kısmı için üzgünüm tekrar görüşmek üzere..

Perşembe, Ağustos 07, 2008

çokk özledimmm

Uzun zamandan sonra evde bilgisayarın başına oturmak için zaman bulabildim. (makine de çamaşır yıkanıyor yani zaman bundan ibaret.) 3 haftadır fabrika tatili dolayısıyla hummalı bir çalışma temposundaydım. Çok şükür bu cuma son, pazartesi itibari ile sabah erkenden kalkmayacağım. özledim keyifli ve uzun kahvaltıları yapacağım inşallah.

Bu arada 10 gündür oğlum dan ayrıyım nasıl özledim, nasıl burnum da tütüyor anlatamam. İş den geldiğimiz de kucaklaşmamız, beni saatlerce öpmesi, sabahları ağlayarak ayrılmamız.. Sabah kalktığım da uyku sersemi bir sağa bir sola bakınıyorum sanki evdeymiş gibi. Kuzucuğum.

Kocaman oldum ben diyordu. Evet temmuzun 13 onun doğum günüydü.. bu seneki doğum gününden hem ben hemde kendisi çok keyif aldı. Doğum günü olduğunu biliyordu. Özellikle pastasını çok beğendi. Teyzesine trenli pasta yapmış. Mumları söndürürüp söndürüp yeniden yaktık.o zaman çok sevinçliydik ama pastamız kesildiği zaman çok ağladık trenimiz bozuldu diye.

Anlatacak o kadar çok şey birikti ki ama cümleleri kurmakta zorlanıyorum. Oğlumun hasretimi yoksa benim uykusuzluğum mu bu anlamadım.

sanıyorum tatildeyken de bişey yazamam hadta sonu da eksikleri tamamamaktan fırsat bulamam herhalde.
Kimbilir bir gidiyim bakalım, dinleneyim benlki dönüşüm muhteşem olur...

Çarşamba, Ocak 09, 2008

çok ara vermişim be...

Şu masanın başına oturmak bana nedense ender oluyor. Oğlumun ve eşimin sayesinde yanına bile yaklaşamaz oldum.
Ne zaman iki satır karalayayım desem eşim benim on dakkalık işim var oturdumu kalkmak bilmiyor..
ya da oğlum hemen gelip napıyon sen buda hadi gel inşat (inşaat yani mütahitmi olacak ne işimiz gücümüz kamyonlar kepçeler kürekler )yapcaz diyor mümkün değil yani ondan şurda iki kelam laf etmek.
Hazır eşim evde yokken, oğlum da uyukern biraz ütüm vardı onları yaptım sonra da işte burdayım.
Bir facia hafta sonu yaşadım.
Cumartesi günü kahvaltıya teyzemiz gelmişti daha sonra dayımız halamız dedemiz geldi ayıptır söylemesi balık yaptık bol salata ile birde kalabalık ta hııımmmm yeme de yanında yat oldu yani.

tabii pazar sabahı kalktığımda her yerde balık kokusu vardı. bende mutfağı temizlemeye karar verdim ama keşke vermeseydim.Bulaşık makinemin daha önce den yerini değiştirmiştim fakat fazla rahat edememiştim. Hazır ortalık kalkmışken onu da eski yerine alayım dedim. Dolapları da boşalttım yıkanması için makineyi çalıştırdım içeriye gittim sonra çöpe bişey atacaktım aaaaa bide ne göreyim benim makine su boşaltıyor her yer su halılar slandı hayda hemen babamı aradım sağolsun hemen geldi. (eşimin elinde gelmez böyle şeyler)Su giriş borusundan su kaçırıyormuş arkadaş neyse hemen kapadık pazartesi yeni bir boru almış geldi değiştirdiler de şimdi gönül rahatlığı ile kullanıyorum.
Bu arada geçenlerde doğum günümdü ömrümden koskaca 1 yıl daha gitti yaşlandım. ama yaşımın güzelliklerini en güzel şekilde yaşamaya çalışıyorum.
hediyelerimi de buraya yapıştıracaktım ama fotograf makinesini bağlantı kablosunu nedense bir türlü bulamadım kimilir nereye kaldırdım işime yaramadığı zaman çıkar piyasaya.

İşten çıktım büyük bir hevesle evime gidiyorum diye aman o da ne kardeşim bu ne trafik böyle ya herkes sanki aynı saatte sokakta. bir eve kaç araba düşüyor bilmiyorum yani şu istanbul da. Hadi işten gelenlere lafım yok ama gezmekten çaydan alışverişten gelen ev hanımı ablalarım teyzelerim neden iş çıkış saatinde evlerinde oturmazlar sanki 20 dakikalık yolu nerdeyse bir saatte geldik ya bize de yazık değil mi yani sabahın köründe yollara düş çalış çabala tırmala birde yol da trafik rezaleti çek sonra gel evde çalış oh ne ala memleket...

yaa anlatacak ne kadar çok şey varmış ya da benim konuşmaya ihtiyacım varmış hangisi bak bilemedim ben şimdi.

offf bu hafta cuma günü şirketin geleneksel yeeği var. bayii toplantısı yemeğiymiş büyük bir ihtimal geç gelinecek, bir de cumartesi günü oğluşun aşısı var nasıl geçecek bilmem. öyle bir gecenin böyle bir sabahı haydi buyur burdan yak şimdi.
Şimdi doktorun odasına girince basacak çığlığı 3 kişi zor zaptediyoruz ya olmaz böyle şey yani. büyüdükçe uslanır dediler yaramazlıkları daha da artıyor ama oğluşun ya
Allahım ona sağlık sıhhat versin kendisine zarar verecek derece de yaramazlık yapmasın buna da razıyım ama bazen de şikayet ediyorum işte sonra da kendime kızıyorum neden öyle diyorum diye. Sanki bende yapmadım mı gerçi ben bebekken çok usluymuşum sürekli uyurmuşum bikeresinde yine uyuyakalmışım annem aramış bulamamış daha birbuçuk yaşımdaymışım. Sonra arada zaman geçmiş beni bayağı bir aramışlar tabii onlar onra birinin aklına gelmiş yatağa bakmak ben orda uyuyorum nasıl bir uyku ki kimbilir nasıl telaş yaptılar bağırmalar seslenmeler yok ben tıkk
ama benim oğlan dışarıda ki çöp kombisinin kapağı kapandığı zaman hemen gözünü açıyordu. şimdi hemen duyar uyanır ;anne noldu kim vurdu korktum ben döv onu der
bende ; yok oğlum bişey dışardan ses geldi derim yarım kalan uykusuna devam eder

Bu arada bizim işyerindeki bilgisayarımda sanırım virüs girdi. bir sayfayı açya kalkınca irsürü sayfalar açılıyor.Akşamları da bakamıyorum zaten şimdi birde gündüzleri bakamayayım tam olsun. ben artık saati kurar gece yarısından sonra kalkar bakarım.

geçen gün bir blogcu arkadaşın sitesinde küçükyalı çocuk esirgeme kurumun ihtiyaç listesi ile ilgili bir yazı okudum ama ona bir türlü yazı yazmadım.
bana da böyle bir maiil bir ay önce gelmişti hemen işyerinde bir yardım kampayası oluşturalım dedik sonra kurumu aradık ama ordaki yetkili bize bu maiilin 5 yıl önce yayınlandığı ve şu anda öyle bir yardıma ihtiyaçlarının olmadığının bu maiilin sistem tarafında dönem dönem tekrar gönderildi ben bizim gibi onları arayarak durumları hakkında bilgi istediklerini anlattı.


Yani KÜÇÜKYALI ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNUN İHTİYAÇ LİSTESİNDE BELİRTİLERE İHTİYACI OLMADIĞI BURDAN DUYURMAK İSTEDİM.

Size de böyle bir mail gelirse bilginiz olsun.

arkadaşlar kendime vitrin takımı için örnek arıyorum elinde değişik örnek olan varsa haber versin. bakınıyorum ama hala bulamadım.
bir ara kendi örneklerimi yayınlayacağım pek yakında burda olacaklar.. (Kabloyu bulabilirsem tabii :(

Pazartesi, Kasım 05, 2007

Pek Bir Cimcime

Uzun süredir bloglar alemini gezerim. Bir gün işyerinde tabiri caizse miskin miskin oturuken ona rastladım. ve ozaman dan beri onu hiç bırakmadım gözüm hep üzerindeydi. şirin, cana yakın, sempatik, insancıl, yardımsever birisi..
Dekorasyon önerileri ve seyir defteri hep ilgilimi çekmiştir. (Ben pek gezmemde onun la beraber yeni yerler keşfettim resmen.) Evet onu tanımayan yok neredeyse medya ve görsel basının bile ilgisini çekti kendisi. her ne kadar bir grup tarafından kirletilmeye çalışılsa da o başı dik yoluna devam etti.MEYVA VEREN AĞAÇ TAŞLANIR derler ya.. oda bu tür polimiklerle daha da geniş bir kitleye hitap etmeye başladı..
Kimden mi bahsediyorum eda suner den bahsediyorum. Kendi deyimi ile edi.geçenlerde edafan'a bir mesaj bıraktım neredeyse anında teşekkür mesajını göndermiş. Canım benim ya. Herşey istediğin gibi olur inşallah..

Sana Ömi ile beraber bir ömür boyu mutluluklar dilerim..
Yaşama sevincin ve neşen hiç bitmesin dileği ile..
http://www.edasuner.com